
- Pay-as-you-go pricing with scalable resources
- Global data center network for flexible deployment
- Limited support for basic users; paid support plans can be expensive

- 30 günlük para iade garantisi
- Özel oluşturulmuş WP optimizasyon yığını ve LiteSpeed Cache
- Mükemmel 24/7/365 müşteri desteği
Hostinger vs AWS: En İyi Web Hosting – Hızlı Özet
Her iki hizmeti de denedikten sonra, Hostinger’ın ihtiyaçlarım için çok daha kullanışlı ve pratik olduğunu gördüm.
Hızlı, uygun fiyatlı ve ihtiyacım olan her şeyle (yedeklemeler, SSL, e-posta ve basit bir web sitesi oluşturucu) birlikte geliyor; hiç uğraş gerektirmiyor.
AWS inanılmaz güçlü ancak benim için gereğinden fazla karmaşık geldi; birçok kurulum ve teknik bilgi gerektiriyordu.
Eğer siz de benim gibi iseniz ve her şeyin sorunsuz çalışmasını istiyorsanız, Hostinger tartışmasız kazanan.
1. Fiyatlar ve Planlar Karşılaştırması
Hostinger’ın Şeffaf Fiyatları, AWS’nin Karmaşık Faturalandırmasını Geride Bırakıyor.
Hostinger’ın fiyatlandırması ferahlatıcı derecede net ve yeni başlayanlara uygun. Uzun vadeli bir plan taahhüdü verirseniz; hosting, e-posta, ücretsiz alan adı, SSL, yedeklemeler ve hatta bir web sitesi oluşturucu gibi tüm temel ihtiyaçlar sadece $2.99/ay’dan başlıyor. Tüm hizmetler paket halinde sunuluyor ve fiyatlar baştan belli.
AWS ise güçlü olsa da, bulut faturalandırmasının nasıl çalıştığına aşina değilseniz kafa karıştırabilecek kullanım başına ödeme modeli kullanıyor. Trafik, depolama veya işlem gücüne göre faturanızı etkileyen bir model.
Bu durum geliştiriciler veya kurumsal kullanıcılar için uygun olabilir; ancak kişisel bir blog, işletme sitesi veya online mağaza yönetiyorsanız, Hostinger çok daha kolay yönetilebilir, planlanabilir ve bütçelenebilir.
2. Müşteri Desteği Karşılaştırması: Kim Yanınızda?
Hostinger’ın 7/24 Canlı Sohbeti Hızlı Yardım Sağlıyor.
Hem Hostinger hem AWS birden fazla destek kanalı sunuyor, ancak bunları sadece gözlemleyerek değil, gerçek test ederek ne kadar hızlı ve faydalı olduklarını görmek istedim.
Bu yüzden her iki sağlayıcıyla da canlı sohbet başlatıp teknik sorular sordum ve destek kalitesini hızlılığını değerlendirdim. İşte her deneyimin detayları.
Hostinger Müşteri Desteği
Kontrol paneline giriş yaptıktan sonra sağ alt köşedeki Yardım simgesine tıkladım; bu da destek sohbetlerini açtı. Sohbet hemen başladı fakat bir insanla değil, yapay zeka asistanları olan Kodee ile.
Yetkinliğini test etmek için şunu sordum:
“Bir VPS’im var – SSH ile yönetebilir miyim, şifre mi yoksa anahtar mı gerekiyor?”
Kodee anında yanıt verdi. Evet, SSH desteğinin mevcut olduğunu belirtti ve nasıl bağlanabileceğimi (Mac/Linux için terminal veya Windows için PuTTY) açıkladı. Kurulumda verilen root şifresini kullanabileceğimi veya daha güvenli erişim için SSH anahtarları oluşturabileceğimi de belirtti. Otomatik bir asistan için yanıt oldukça doğru ve anlaşılırdı.

Ancak daha derine inip Hostinger’ın karmaşık sorunları nasıl yönettiğini görmek istedim. Bu yüzden şunu yazdım:
“Bir insanla konuşmak istiyorum.”
Kodee, bir uzmanın kısa süre içinde katılacağını teyit etti ve tekrar etmeme gerek olmadığını, çünkü tüm sohbet geçmişini görebileceklerini belirtti. İki dakika içinde Ignas adında bir canlı temsilciyle bağlantı kurdum.
VPS’imde yük dengeleme özelliği ile ters proxy kurup kuramayacağımı sordum. Ignas, tam root erişimine sahip olduğum için kurabileceğimi yanıtladı. Hatta yapılandırma konusunda resmi NGINX dökümantasyonu için direkt link bile paylaştı.

Bu etkileşimde her şey akıcı, yardımcı ve zamanıma saygılıydı. Yapay zeka hızlı cevaplar için mükemmeldi; canlı temsilci ise hızlı ve teknik açıdan bilgiliydi.
AWS Müşteri Desteği
Sırada AWS’yi test etmek vardı, fakat süreç biraz farklı işledi. Ben Basic Support Plan üzerinde olduğum için, bu plan ücretsiz olarak tüm hesaplara dahil ediliyor. Bu planın teknik destek sunmadığını bildiğim için, faturalandırma ile ilgili bir soru sorarak destek kalitesini test etmeye karar verdim – Basic planın sunduğu destek türünden biri.
AWS Support Center’a gittim, “Bize Ulaşın” seçeneğine tıkladım ve birkaç seçenek sunuldu:
- Web/e-posta (bilet desteği)
- Telefon geri araması
- Canlı Sohbet
Canlı Sohbeti seçtim çünkü gerçek zamanlı konuşmak istiyordum. Sohbet açıldı ve bir dakika içinde Luis adında bir temsilciyle bağlantı kurdum. Şunu sordum:
“Rezervasyonlu bir örnek satın alırsam, daha sonra örnek tipini değiştirmek istersem faturalandırma nasıl etkilenir?”

Luis kibar ve çok netti. Standart Rezervasyonlu Örnekler yeni örnek tipi aynı “ayak izi” içinde kaldığı sürece değiştirilebileceğini açıkladı – örneğin t2.large’dan t2.micro’ya geçiş yapabilirdim ancak t2’den t3’e geçiş mümkün değildi.
Ayrıca daha esnek olan Convertible Rezervasyonlu Örneklerden de bahsetti ve her ikisine ait resmi AWS dokümantasyon linklerini paylaştı. Cevabı iki dakika içinde geldi ve oldukça kapsamlıydı.

Ancak, Luis eğer teknik bir soru sorsaydım – örneğin bir örneğin nasıl yapılandırılacağı veya ters proxy kurulumu gibi – Developer veya Business destek planına geçmem gerektiğini açıkça belirtti.
Bu nedenle, Basic Plan faturalandırma sorum için hızlı yanıt verse de, teknik yardım çok sınırlıydı. Gerçek teknik destek ekstra maliyet gerektiriyor – ve bu ucuz değil.
3. Hosting Özellikleri Karşılaştırması
Hostinger Yeni Başlayanlar İçin Daha Fazla Özellik Sunarken, AWS Ölçeklenebilirlik ve Gelişmiş Araçlarda Öne Çıkıyor.
Hostinger Özellikleri
Hostinger’a katıldığımda, kutudan çıktığı gibi ne kadar çok şey aldığımı hemen fark ettim. Business Paylaşımlı Hosting planını seçtim ve bu planla 50’ye kadar site barındırabiliyordum. Kuranım, geleneksel cPanel’e kıyasla çok daha sade olan özel hPanel sayesinde hızlıydı.
hPanel’deki “Web Siteleri” bölümünde, tek yapmam gereken “Site Ekle” butonuna tıklamaktı. Ardından bana birkaç seçenek sunuldu: Tek tıkla WordPress kurulumu yapabilir veya Hostinger’ın yapay zekâ destekli Web Sitesi Oluşturucusunu kullanabilirdim. Oluşturucuyu denemek istedim; ne kadar sezgisel olduğunu görmek için – ve oldukça etkilendim.

Sadece marka adımı yazdım ve oluşturmak istediğim web sitesi türü hakkında kısa bir açıklama ekledim. Dakikalar içinde Hostinger ilgili bölümleri, renk şeması ve önceden yazılmış içerikleriyle dolu tam bir site düzeni oluşturdu.

Depolama açısından, NVMe SSD’nin sağladığı yüksek hız sayesinde sayfa yükleme ve arka uç navigasyonu akıcıydı.
Beğendiğim noktalardan biri günlük yedeklemelerin otomatik olarak yapılmasıydı. Hiçbir ayar yapmama gerek kalmadan, hepsi arka planda otomatik gerçekleşiyordu. Hostinger, mevcut sitelerimden birini de ücretsiz olarak taşıdı.
hPanel üzerinden talebi gönderdim ve 24 saat içinde tamamladılar.
Bunların dışında, günlük yedeklemeler, ücretsiz SSL, e-posta hesapları ve ücretsiz alan adı gibi özellikler de plana dahildi – ek adım veya upsell olmadan. Her şey baştan sorunsuz çalışıyordu.
AWS Özellikleri
AWS’yi test etmek tamamen farklı bir deneyimdi. Geleneksel paylaşımlı hosting yoktu – EC2 üzerinden kendi sunucunuzu oluşturup, güvenlik gruplarını ayarlamanız, depolama (EBS veya S3 gibi) seçmeniz ve geri kalanını manuel yapılandırmanız gerekiyordu. Güçlü olsa da, yeni başlayanlar için uygun değildi.
Lightsail örneğinde bir web sitesi oluşturarak süreci biraz basitleştirmeye çalıştım, fakat yine de varsayılan olarak e-posta barındırma yoktu ve AWS Backup’ı manuel ayarlamadıkça yedekleme yapılmıyordu.

SSL kurulumu için AWS Certificate Manager’ı yapılandırıp, bunu bir yük dengeleyiciye eklemek gerekiyordu – bunun için birkaç eğitim videosu ve dökümantasyonu incelemek zorunda kaldım.
Yerel web sitesi oluşturucu da yoktu. WordPress’i manuel olarak kurmam veya AWS Marketplace üzerinden bir paket dağıtmam gerekiyordu.

Ve teknik olarak sınırsız web sitesi barındırabilsem de, her biri için manuel yapılandırma, alan adı ayarları ve sunucu düzenlemeleri gerekiyor.
4. Web Sitesi Performansı Karşılaştırması
Hostinger, Daha Hızlı Yüklenme Süreleri ve Genel Olarak Üstün Performans Sunuyor.
Her iki sağlayıcının gerçek performansını görmek için, GTmetrix kullanarak test ettim. Hostinger üzerinde barındırılan petratherapy.co.uk ile AWS’de çalışan coursera.org üzerinden karşılaştırma yaptım.
Hostinger Performansı
Hostinger olağanüstü sonuçlar sundu. Test edilen site 0.8 saniyenin altında tamamen yüklendi ve %100 performans puanı aldı. En Büyük Görsel İçerik Boyama (LCP) sadece 540ms idi; bu da sayfanın ana içeriğinin anında görülebilir olduğu anlamına geliyor. Toplam Engelleme Süresi (TBT) yalnızca 70ms idi; bu da komut dosyalarının sayfanın etkileşime geçmesini geciktirmediğini gösteriyor.
Bu durum, Hostinger’ın performans optimizasyonunu sizin için hallettiğini gösteriyor. Ben hiçbir ayarda değişiklik yapmadım – ne önbellekleme eklentileri, ne manuel sunucu optimizasyonları – sadece varsayılan ayarlar vardı. NVMe depolama, LiteSpeed web sunucuları ve dahili Cloudflare CDN kullanımı, sunucuların performansında büyük rol oynuyor.
Eğer hiçbir ayarla uğraşmadan hızlı bir site başlatmak istiyorsanız, Hostinger başlangıçtan itibaren tam gaz iş çıkarıyor.

AWS Performansı
AWS’de çalışan Coursera’nın yüklenme süresi 7.7 saniye gibi belirgin derecede yavaştı. Performans puanı %65 idi ve LCP, Hostinger’ınkinden iki kat fazlaydı (1.1 saniye). Özellikle Toplam Engelleme Süresi’nin 2.5 saniye olması dikkat çekiciydi. Bu, sayfanın kullanılabilir hale gelmesi için uzun bir gecikme anlamına geliyor; mobil kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebilir.
Bu durum AWS’nin kötü bir platform olduğu anlamına gelmiyor – sadece ciddi ayarlamalar yapılmadıkça optimal performans alamayacağınız anlamına geliyor. AWS size tüm araçları sunuyor, ancak her şeyi en baştan sizin yapılandırmanız gerekiyor.
Eğer bir geliştirici değilseniz veya bulut altyapısını yönetme konusunda tecrübeli değilseniz, sitenizin beklenen hıza ulaşması için ekstra zaman ayırmanız (veya yardım almanız) gerekecektir.

5. Kullanım Kolaylığı Karşılaştırması: Hangi Platform Daha Kullanıcı Dostu?
Hostinger’ın Sezgisel Arayüzü Kullanıcı Deneyimini Basitleştiriyor.
Kayıt ve Yeni Hesap Oluşturma
Her iki platformda da hesap oluşturarak kayıt sürecinin ne kadar sorunsuz olduğuna baktım.
Hostinger’da, 10 dakikadan kısa sürede bitirdim. Bir plan seçip, Google hesabımla kayıt oldum, ödeme yöntemimi belirledim ve hesabım hazırdı. Süreç temiz ve anlaşılırdı; her adımda ipuçları veriliyordu. Ne karışıklık ne de tahmin yürütmeye gerek vardı.

AWS’de ise bambaşka bir hikayeydi. “Create an AWS Account” seçeneğine tıkladıktan sonra, tam iletişim ve faturalandırma bilgilerini girmek zorunda kaldım, ardından telefonla kimlik doğrulama sürecinden geçtim. Bu, adeta bir banka hesabı açmak gibiydi.
Hesabım aktif olduktan sonra, kontrol paneline erişmeden önce bir destek planı seçmem gerekiyordu. Zorlayıcı olmamakla birlikte süreç daha detaylıydı.
Kullanıcı Arayüzü – Müşteri Alanı & Kontrol Paneli
Giriş yaptıktan sonra, her kontrol panelinin nasıl düzenlendiğini karşılaştırdım.
Hostinger’ın hPanel’i en hoş sürprizlerden biriydi. Her şey mantıklı gruplandırılmıştı – web siteleri, e-postalar, faturalandırma, güvenlik, alan adları. Menüleri kazarak aramanıza gerek kalmadan ihtiyacınız olanı kolayca bulabiliyordum. Bir yeni başlayan için bu altın değerde. Hosting hakkında hiçbir şey bilmeden rahatça gezinebiliyorsunuz.

AWS ise sanki bir uzay gemisine adım atmak gibiydi. AWS Management Console yüzlerce hizmete erişim sağlıyor fakat ilk başta bunaltıcı olabiliyor. Temel işler için bile yerleşmek adına yaklaşık 20 dakika harcamak zorunda kaldım. Güçlü, evet – ama kesinlikle mühendisler için, sıradan kullanıcılar için değil.

Hosting Kurulumu: Yeni Bir WordPress Sitesi Oluşturma
Hostinger ile tek tıkla WordPress kurulumunu kullandım. Site başlığımı girmemi, bir tema seçmemi ve yönetici hesabı oluşturmamı istedi. Hatta, ilk site içeriğini oluşturmak üzere yapay zekâ aracı bile sundu. Kayıttan, 5 dakikadan kısa sürede canlı bir WordPress sitesine kavuştuğunuz an.

AWS çok daha teknikti. EC2’ye girip, bir örnek başlatmam, WordPress uyumlu bir AMI seçmem, güvenlik ayarlarını yapılandırmam, anahtar çifti atamam ve örneği manuel olarak kurmam gerekmişti. Ardından, WordPress’e genel IP üzerinden giriş yapmak zorundaydım. Yapılabilir olsa da, bulut veya sunucu bilgisine sahip olmayı gerektiriyordu.

Kontrol Paneli Yönetimi
Hostinger’ın hPanel’ine giriş yaptığımda gerçekten etkilendim. Kullandığım en temiz ve sezgisel panellerden biriydi. Geleneksel cPanel ile kıyaslandığında, hPanel’de her şey daha düzenli hissettiriyor. DNS kayıtlarını yönetmek, e-posta hesapları oluşturmak, dosya yöneticisine erişmek ve PHP ayarlarını değiştirmek; karmaşık menüler arasında kaybolmadan kolayca yapılabiliyordu. Tasarımı modern ve samimi olduğu için hosting kurulumumun yönetimi oldukça keyifliydi.
Öte yandan, AWS geleneksel anlamda bir kontrol paneli sunmuyor. AWS Management Console kullanıyorsunuz; bu güç dolu fakat yeni başlayanlar için uygun olmayan bir ortam. Basit işlemleri gerçekleştirmek için birden fazla sekme ve kontrol paneli arasında gezinmek durumunda kaldım.
Bu platform geliştiriciler ve BT ekipleri için tasarlanmış; website açmaya çalışan sıradan kullanıcılar için oldukça karmaşık. AWS mimarisine aşina değilseniz, servislerinizi yönetmek hızla bunaltıcı hale gelebilir. Kesinlikle her şeyin nasıl çalıştığını öğrenmek için zaman ayırmanız gerekecek.
Sunucu Yönetim Kontrol Paneli
Hostinger üzerinde, hPanel’den direkt sunucu kullanımını – RAM, CPU, disk alanı – izleyebiliyordum. Sunucuyu yeniden başlatabilir, yedeklemeleri planlayabilir ve birkaç tıklamayla PHP sürümlerini değiştirebilirdim. Her şey kullanım kolaylığı düşünülerek tasarlanmıştı.

AWS ise sunucu yönetimini Systems Manager ve CloudWatch aracılığıyla sunuyor, ancak önce ajanların kurulması ve yapılandırılması gerekiyor. İçeride kesinlikle daha fazla güç var fakat öğrenmesi zaman alıyor. Gelişmiş kullanıcılar için harika; ancak yeni başlayanlar için biraz fazla gelebilir.

Uygulamaların ve Eklentilerin Kurulumu
Hostinger’da WordPress kurmaya çalıştığımda iş gerçekten çok kolaydı. hPanel’e giriş yapıp Otomatik Kurulum aracına tıkladım, ardından mevcut uygulamalar listesinden WordPress’i seçtim.
Buradan, site başlığı ve yönetici bilgileri gibi birkaç detay girdim – ve iş tamam. Karmaşık adımlar, veritabanı kurma veya dosyaları manuel yükleme gerektirmiyordu. Dakikalar içinde tamamen işlevsel bir WordPress sitesine sahip oldum.

Her şey varsayılan olarak optimize edilmişti ve sistem temalar ile temel eklentileri kurmamda bile rehberlik etti. Hosting konusunda yeniyseniz veya işlerin hızlıca yapılmasını istiyorsanız, bu kurulum tam size göre.
Öte yandan, AWS üzerinde WordPress kurulumu tamamen farklı bir deneyimdi. Yeni bir EC2 örneği başlatmak, doğru Amazon Machine Image (AMI)’yi seçmek, LAMP yığını yapılandırmak için tüm adımları manuel olarak uygulamak zorundaydım.

Ardından, güvenlik gruplarında belirli portları açmalı, bir Elastic IP atamalı ve terminal aracılığıyla WordPress dosyalarını kurmalıydım. MySQL veritabanına manuel olarak bağlanıp wp-config dosyasını yapılandırmam da gerekiyordu.
Sunucular ve komut satırlarıyla aranız iyi değilse, AWS zaman ve sabır gerektirecektir.
6. Gizlilik ve Güvenlik Karşılaştırması: Hangi Platform Daha Güvenli?
Gelişmiş Kurumsal Güvenlik Araçları sayesinde Verileriniz AWS’nin Ellerinde Daha Güvende.
Hostinger Gizlilik ve Güvenlik
Hostinger’ı test ettiğimde, güvenliği yeni başlayanlara uygun hale getirmek için iyi bir çaba gösterdiklerini fark ettim. Oluşturduğum her site ücretsiz SSL sertifikasına sahipti, DDoS koruması da önceden aktifti – ekstra bir işlem gerektirmiyordu. Dahili Cloudflare CDN, ek bir koruma katmanı sağlayarak yükleme hızına da katkıda bulunuyordu.
Beni en çok etkileyen nokta günlük otomatik yedeklemelerdi. Arka planda sürekli kötü amaçlı yazılım taramaları yapılıyor, ModSecurity, PHP güçlendirme ve iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) gibi özellikler de hesabımı korumaya yardımcı oluyordu.
Küçük işletmeler veya kişisel siteler için, Hostinger size hiçbir uğraş olmadan huzur veriyor.
AWS Gizlilik ve Güvenlik
Güvenlik konusunda AWS bambaşka bir ligde; fakat kullanımını iyi bilmeniz gerekiyor. Makine öğrenimi kullanan AWS Shield‘den büyük çaplı DDoS saldırılarına karşı etkileyici koruma sunması beni etkiledi.
Ancak tüm özelliklerden faydalanmak için çoğunu manuel olarak yapılandırmam gerekiyordu. Örneğin, AWS Certificate Manager üzerinden SSL sertifikalarını kurabiliyordum, fakat otomatik değildi – bunları bir yük dengeleyici aracılığıyla bağlamak ya da manuel atamak gerekiyordu.
Gereç setleri inanılmaz derecede gelişmiş: Amazon Macie hassas veri sızıntılarını tespit etmeye yardımcı oluyor, ayrıca CloudHSM, KMS şifrelemesi, kimlik kontrolü için IAM ve kaydetme ile denetim için CloudTrail gibi araçlara da erişim sağlanıyor. Güçlü ama bulut altyapısını yönetmeye alışkın değilseniz bunaltıcı olabilir.
AWS, varsayılan olarak günlük yedeklemeler sunmuyor; bu yüzden bunları kendim ayarlamak zorunda kaldım. Cloudflare da yerel olarak entegre değil – bunu ayrıca kurmanız gerekiyor.
Kazananın Genel Değerlendirmesi
Gizlilik ve güvenlik kategorisinde AWS öne çıkıyor. Kurumsal düzeyde araçlar ve çok daha derin kontrol sunuyor – yüksek riskli altyapıya sahip geliştiriciler ve işletmeler için ideal.
7. Sunucu Konumları Karşılaştırması
Geniş Küresel Altyapısı ve Uzmanlaşmış Bölgeleri ile AWS Sunucu Konumlarında Zirvede.
Hostinger Sunucu Konumları
Hostinger, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Litvanya, Brezilya ve Fransa gibi kilit küresel lokasyonlarda sunucular işletiyor. Kurulum sırasında, performans için hedef kitlenize en yakın sunucuyu seçebilirsiniz.
Hızı daha da artırmak için Hostinger, dahili Cloudflare CDN desteği ile geliyor. Bu, sitenizin resim ve komut dosyaları gibi statik içeriklerinin dünya genelinde 250’den fazla kenar sunucusundan iletilmesini sağlıyor.
Hostinger’ın AWS kadar fazla yerel veri merkezine sahip olmamasına rağmen, CDN entegrasyonunun özellikle uluslararası ziyaretçiler için performansı önemli ölçüde artırdığını gözlemledim.
AWS Sunucu Konumları
AWS, sunucu altyapısı konusunda bambaşka bir seviyede. Küresel ölçekte 30’dan fazla bölgeye sahip ve her bölge, ek güvenilirlik için birden fazla Erişilebilirlik Bölgesi içeriyor. AWS Console’da gezinirken, ultra düşük gecikme için Local Zones ve 5G uygulamalarına yönelik Wavelength Zones gibi gelişmiş dağıtım stratejileri seçenekleri gördüm.
Böyle özelleştirilebilir bir seviye etkileyici – ve büyük teknoloji şirketlerinin AWS’yi tercih etmesinin nedenlerinden biri bu.
Ayrıca, AWS kendi CDN hizmeti olan Amazon CloudFront’u destekliyor. Yüzlerce kenar lokasyon aracılığıyla çalışıyor ve Route 53 ile Global Accelerator gibi diğer AWS araçlarıyla birleştiğinde, süper hızlı ve dayanıklı bir altyapı kurmanıza olanak tanıyor. Fakat tüm bunları kurmak yeni başlayanlar için uygun değil; ne yaptığınızı bilmeniz veya öğrenmeye istekli olmanız gerekiyor.
Hostinger vs AWS: Sonuç
Her iki platformu test ettikten sonra, çoğu kullanıcı için –özellikle de uygun fiyatlı, hızlı ve kullanımı kolay bir şey arıyorsanız– Hostinger’ın daha iyi bir tercih olduğunu söyleyebilirim. Yeni başlayanlara uygun kontrol panelinden güçlü performansa ve duyarlı desteğe kadar ihtiyaç duyacağınız her şey paket halinde sunuluyor. Web sitelerini kurmanın, uygulama yüklemenin ve canlı sohbet üzerinden yardım almanın ne kadar hızlı olduğunu çok sevdim.
Öte yandan, AWS inanılmaz derecede güçlü; ancak bu güç beraberinde karmaşıklığı da getiriyor. Geliştiriciler ve gelişmiş özelleştirme, ölçeklenebilirlik ve küresel altyapı ihtiyacı olan işletmeler için tasarlanmış durumda. Büyük, kritik projeler yürütüyor ve teknik bilgiye (ya da ekibinize) sahipseniz AWS güçlü bir seçenek. Ancak sıradan kullanıcılar ve küçük işletmeler için? Kesinlikle Hostinger önde.

